11 Ağustos 2011 Perşembe

AKBANK’a bulaşmayın.

AKBANK’a bulaşmayın, çünkü bulaşan yanıyor. Kısa bir hikaye dinler misiniz?

2007 yılında olsa gerek, arkadaşım Mustafa Bulun’un Wings kart önerisine gaflet edip evet demiştim. Akbank adınaki bankanın Wings kartı havaalanlarında ihtiyaç gidermek için oldukça elverişli ortamlar sunuyormuş diye Mustafa gerekliliğinden bahsedip duruyordu.

Akbank bizi değerlendirip Wings yerine Axess kartı göndermiş. İkinci bir gaflet edip bu kartı aldık. Üstelik kartın limiti 500 TL gibi gülünç bir rakam idi. Tabii zarfın dışından görülmüyor bu rakamlar. Doğal olarak kullanamadık bile. Bazı ödeme talimatları için falan kullandık.

Bu arada bu banka hakkında bir şeyler öğrendik sayılır. Örneğin, kartla yapılan işlemler için bir bonus verdiğinde bonusların süreli olduğunu, bir ay sonra silinen bonuslar falan olduğunu gördük.

Zaman ilerledi, kart aidatı talep ettiler, biz de iptal ettirdik. Bunlar normal şeyler diyeceksiniz. Kartı kapatmak istediğimde ne yazık ki muhatap bulamadım. Şube neredeyse her şeyi 4442525 ‘e paslıyordu. Ama bazı işlemleri illa ki şubeden yapıyordunuz.

Telefon bankacılığında talebinizi söylediğinizde ona göre muamele görüyordunuz. Örneğin kart iptali talep ettiğinizde sizin top taca atılıyor ve asla cevap vermeyecek bir numaraya aktarılıyor, saatlerce bekletiliyorsunuz.

Ben de kartı kaybettiğimi söyledim, yeni kartlar geldiğinde de kuryeden teslim almayıp geri gönderdim. Defalarca arayıp kartı neden teslim almadığımı soran görevliler kartı iptal ettirmeye kalkınca ortalıkta olmayan görevlilerdi.

Kartları iptal ettirmekle kalmayıp hesapları da kapatmak istedim, genel merkezlerinin 212-2803343 numaralı hattına 31.05.2011 tarihinde bir faks mesajı gönderdim. Birkaç gün sonra birileri aradı ve bir miktar bakiye olduğunu söyledi. Aslında böyle bir bakiye yoktu ama kurtulmak için 10 TL altındaki bu rakamı EFT ile gönderdim.

Hesaplar hala kapanmamıştı. Çünkü 2011 Temmuz ayının son günlerinde “Artı Para” hesabımda kalan bir bakiye olduğunu, ödenmediği takdirde yasal işlem başlatılacağını anlatan bir SMS, bir de email mesajı aldım. Bakiye rakamı 0.01 TL idi, yani 1 kuruş. 4442525’teki yetkisiz kişilerle 1 saatlik telefon görüşmesinden sonra pes edip onu da EFT yaptım.

Aradan 2-3 gün geçti, yolum şubenin civarına düşünce şubeye uğradım. Yarım saat bekledikten sonra sıranın gelmediği bankolarda bekleyip yarım saat ömür törpüledikten sonra önce Artı Para, sonra da diğer tüm hesapları kapattım. İnanamazsınız ama ben istemeden açılmış olan "Artı Para" hesabını kapatmak için dilekçe bile yazdırdılar.

11 Ağustos 2011 tarihinde yine bir mesaj aldım. Mesajda malum Banka, elime hiç geçmeyen yani teslim almadığım ve limiti lutfen 750 TL’ye çıkarılmış olan kredi kartı için 6 aylık aidat bedeli olarak 50 TL istemekteydi. Aidatın bedeline “Oha!” mı diyeyim, yoksa tüm hesaplar kapatıldığı halde işlem yapılmış olmasına mı ne diyeyim, bilmiyorum.

Belki siz de şimdi yanlış anlayacaksınız ama Akbank bir kene gibi yapıştı, bırakmıyor. KKK testi de yaptırsam olur sanırım. Çünkü kan emici özelliğine zehirleme özelliği de karışmış olabilir bu bankanın.

“Hangisi bundan farklı? Hepsi aynı!” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Piyasada adam kalmayınca eşkıya dağdan indi, şehirleri işgal etti. Ben de Genel Müdürlüklerine tekrar faks çekip, aidat bedeli taleplerinin iptalini ve bir daha aranmamamı talep ettim. Hala ısrar ederlerse şirketin Akbank’taki aktif çalışan (ben dahil olmadan açılmış bulunan)hesaplarını kapatacağız, hatta yine bir gaflete daha gelip CitiBank’tan aldığım Kredi kartını da kapatacağım, Akbank ve çevresindeki tüm firmalarla alakayı keseceğim.

Akbank Sabancı grubunun bir firması idi, yarısını Citibank'ın aldığını duymuştum ama hala Sabancı grubunda olduğuna bakarak diğer Sabancı firmalarının ürünlerini de alış-veriş listemden çıkaracağım. Hepsi böyleyse, bize bilmediğimiz ne kazıklar atarlar, Allah bilir? Soyadı Sabancı olduğu için Ali Sabancı’nın Pegasus firmasına da binmem galiba bu gidişle.

Hakkını vermeli, Garanti Bankası’nın her işleme para almasına kızıp hesapları kapatmak istediğimde hemen kapatmışlar ve bilgilendirme mailleri dışında herhangi bir şey göndermemişlerdi.

Yine 1998'den bu yana çalıştığımız Kuveyt Türk’te şimdiye kadar yaptığım işlemlerin hiç birinden zarar görmediğimi ve hiç bir ücret alınmadığını belirtmeliyim. Siz isterseniz onu yaparlar ve asla bir şeyi istismar etmezler. İnşallah onlar da değişmez.

Sizlere tavsiyem, benim gibi gafil olmayın, bu tür kan emici, soyguncu, fırsatçı firmalardan uzak durun. Asla tüketici kredisi, konut kredisi vs. almayın. Zaten faizle işlem yapmak bir Müslüman için caiz değil. Zora düştüyseniz konut kredisini bir defa olarak ve bir devlet bankasından alın. Sadece bir banka ile çalışın. Hangi banka sizden hizmet bedelini az talep ediyorsa hesapları ona taşıyın. Paranızı götürüp elinizle verdiğiniz bir bankanın üste “paranızı kasamızda beklettik, üste para vermelisiniz” gibi bir tutumuna elinizi oğuşturup, “hazretler kızmasın” der gibi davranmayın. Mümkünse sadece nakit kullanın, çok da zevkli oluyor, hesaplar hep tutuyor, fazla da harcamıyorsunuz.

Gaflete düşüp böyle bir banka ile temas kurduysanız ve kurtulamıyorsanız ilçe kaymakamlığına gidip “Tüketici Hakem Heyeti”ne gidin, bir dilekçe verin. Bir defa daha ararlar veya mesaj gönderirlerse artık çaresiz, ben de öyle yapacağım.

0 yorum: