20 Ocak 2009 Salı

Karekodu anlamak

Karekod, türkçede 2 boyutlu barkod anlamına geliyor. Özel olarak Datamatrix tipindeki barkodlara karekod deniliyor. Bu barkodların dikdörtgen olanları da var ama genel isim olarak karekod yerleşmiş durumda.

Karekod, bir yazıcı ile basılabilir veya bir uygulama içinden ekranda gösterilebilir. Yazıcılar çok çeşitlidir. Lazer yazıcılar, termal/transfer etiket yazıcıları, inkjet yazıcılar, sanayi tipi inkjet markalama cihazları ve lazer markalama cihazları karekod yazmak için kullanılabilir.

İlaçlarda başlayan ilk karekod uygulaması ile EAN13 barkodlarının yanında karekodların ek bazı bilgileri taşıması imkan dahiline girdi. Ancak ülkemizde 2009 başındayız ve hala yeterli altyapı yok. Karekod okuyucular çizgi barkodları okuyan okuyuculardan biraz farklılık gösteriyor. Bunların maliyetleri de henüz yüksek. Giderek daha ucuzlayacağını düşündüğümüz bu ürünlerin alternatifleri var. Bazı ürünlerin pazarlama yönünden pahalı kalması, bazılarının yeterli arzı yakalayamaması durumunda pahalı olması mümkün. Bir de webcamleri barkod okuyucu haline getiren yazılım var: Barcam. Bütün bunlar, bir arama motorundan "karekod okuyucu barcam" şeklinde aranması durumunda yeterli bilgi bulunacaktır.

Karekod bize ne getiriyor? Tüm bilgisayar uygulamaları gibi önce biraz zorluk getirecektir. Sonra bu zorluklar kolaylığa dönecek ve en sonunda onsuz olamayacağız gibi geliyor. Bu işin latifesi belki ama artık bilgisayar ve sistemlere mecbur bir hale geldik. Karekod, ilaçlardaki uygulamasına bakarsak, barkoddan daha fazla bilgiyi otomatik tanınabilir bir hale getiriyor. Bu suretle ilacın son kullanım tarihi okutularak bulunuabilir hale geliyor. Tıpkı parti numarası veya ilacı benzersiz tarif eden sıra numarası gibi. Bu bilgiler bize ilk bakışta zorluk getirecek gibi görünse de uygulamalar karekoda uyum sağladıkça birçok problemin önleneceğini düşünebilir.

Hasta Güvenliği, küçük parametreler kullanarak "önlenebilir" birçok hatanın engellenerek hastaların veya sağlam insanların sağlıklarına daha az zarar çıkarmak demektir. İlaçların karekod ile takibi hasta güvenliği için en önemli parametrelerden biri olacaktır. Çünkü hasta güvenliği açısından önlenebilir görülen hataların ülkemizde trafik kazalarından daha fazla can aldığını söyleyebiliriz. Bu konuda yapılan araştırmalar, ABD'de 2005 yılında 224,000 insanın önlenebilir hatalardan hayatını kaybettiğini ortaya çıkarmıştır. Bu hataların %20'ni ise sadece ilaç hataları oluşturmaktadır.

Ülkemizde de buna benzer araştırmalar belki yapılıyor ama henüz bir sonuç ortaya çıkmış değildir. Ülkemizdeki hataların oranının diğer ülkelerden yüksek yada düşük olduğunu da henüz bilemiyoruz ama dileğimiz düşük olmasıdır. Ne kadar düşük olsun dersek diyelim, birisi bize "günde 100 kişi civarında önlenebilir hatalardan ölmektedir" derse tahminlerinde gerçeğe yakınlık görünecektir. %20 oranını yine uygularsak bu, "ilaç hatalarından günde 20 kişi ölüyor" demek olur. Allah korusun çok büyük bir miktar bu. İlaçlarda karekod uygulaması günde bu yirmi kişiden birini kurtarmak için fayda sağlarsa bile çok faydalı olmuştur denebilir.

Karekodun ilaçta kullanımı dışında diğer sektörlerde de ileride büyük faydalar sağlayacağını düşünüyoruz.

Şimdi teknolojik eğilime sahip okuyucular RFID konusunda da bazı sorular sorarlar. Neden ilaçlarda RFID uygulanmıyor? Çünkü RFID ile her kutu ilacı izlemek mümkün görülmemiştir. Ama ancak kolilerini izlemek mümkün olabilir. 2009 başındayız ve RFID'nin bu iş için epey ilerlemesi gerekiyor diye düşünüyoruz.

0 yorum: