Bir forumda çok ilginç ifadeler okudum. İnsanlar bilgi sahibi olmadan nasıl da fikir sahibi oluveriyorlar. Adı önemli değil bir forum yazarı derki, "GS1 bir ingiliz şirketidir." Aman Allahım! Bu kişi bu fikre nasıl ulaştı bilemiyorum ama kendisi zoru başarmış, yoksa bu iş çok kolay gözükmüyor.
Bu arada GS1 hakkında kısa bir bilgi vermek uygun gözüküyor: GS1, Amerikan UCC, Avrupa EAN ve Japon JAN adlı kuruluşların bir araya gelerek otomatik tanımlamadan başlayarak bir çok alanda "dünyada tek standart" çıkarmak için oluşturdukları bir kurumdur. Kısaca eskiden beri ülkemizde barkodu veren kurum olarak bilinen EAN'ın yeni şeklidir. GS1; "Global Standards One" demektir ve "Dünyada Tek Standart" anlamına gelmektedir.
GS1 bir şirket değil bir organizasyondur. GS1 üyeleri, sivil toplum kuruluşları, şirketler ve kamu otoritelerinden oluşmaktadır.
http://www.gs1.org/ sitesinden bakılırsa üyeler görülebilir. Türkçe sitesi:
http://gs1.tobb.org.tr/GS1'in "İngiliz" olduğunu da ifade etmek tamamen yanlış çünkü GS1 oturumlarına her ülkeden katılım vardır ve GS1 merkezi Brüksel'dedir. GS1'de çeşitli çalışma grupları vardır ve bunlar belirlenen aralıklarla toplantılar yaparlar ve hatta telekonferans ile çalışma yaparlar. İlgili çalışma grubuna üye olanlara o konudaki tüm bilgiler sürekli gelir hatta bu gelen bilgilerin çokluğundan dolayı zor duruma düşersiniz.
Ülkemizde GS1, TOBB yani Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesinde çalışmaktadır. TOBB'un atadığı görevliler GS1 toplantılarında ülkemizi temsil etmektedirler. Demekki ülkemizde de GS1 varmış ve GS1 Türkiye olarak TOBB bu organizasyonun bir partneridir.
Rant konusuna gelince, "GS1 bir şirket olup İTS'nin rantını yiyecek" şeklinde bir ifadeyi duyunca mecburen güldük. Çünkü İTS haksız yere ortaya çıkan ranta engel olmak için kurulmaktadır. İTS bilgilerinin GS1 yada herhangi başka bir kuruluşla hiç bir alakası yoktur ve olmayacaktır. Bu konuda birçok girişimcinin gelip İTS Grubunu meşgul ettiğini kimse bilmiyor. "Outsource" bütün dünyada harika bir iş olarak görülmesine karşın, yazılımları az sayıda memur mühendisle yazmak için ne çabalar sarfedildiğini de bilmiyor ve ne yazık ki böyle talihsiz şeyler yazıyorlar.
Sonuç olarak; Eczacıyı korumak için görev yapacaktır. 2008 yılı ortalarına kadar binden fazla eczacının ekranı kararmışken birileri "devletin, hükümetin ne yaptığını, kendilerini kurtarmaları gerektiğini" söylemiyor muydu? İşte eczacıyı birilerinin iki dudağı arasında kalmaktan kurtaran bir sistem ortaya çıktı. Beğenmiyorsanız alternatifini söyleyin. Alternatifiniz yoksa lutfen susun!
Şunu herkes bilsin ki, herşeye rağmen hiç kimse eczacılara "ne haliniz varsa görün" diyemez. Çünkü birşeyden anlamadığı halde böyle konuşan 3-5 eczacının yanında yanan yirmi binden fazla eczacının hakkının da savunulması gerektiğini herkes artık biliyor.
Hakkımda eczacı odalarının bazı forumlarında yazılar yazılmaktadır. Bu forumlarda bana da kullanıcı açılırsa memnuniyetle kabul eder, konu hakkında bilgi verir, bilgi alır, doğrunun ortaya çıkması için çalışır, sabırla bütün sorulara cevap veririm, kimsenin şüphesi olmasın.
İnsaflı olmak tehlikeleri görmezden gelerek kayıtsız şartsız birşeyler söylememeyi gerektiriyor. Bahsi geçen forumlarda insaflı yorumlar da var. İlaca erişimde sıkıntıların yaşanabileceği ve bu sebeple de yumuşak bir geçiş yapılması illa ki düşünülüyor ve bunun için 2 yıldır çok ciddi çalışmalar yapılıyor. Hastanın ilaca erişimini engelleyecek herşey Sağlık Bakanlığı'nca bilinmeli ve ona göre davranılmalıdır. Bu konuda önerileri olanların lutfen
its@iegm.gov.tr adresine yazmalarını önemle rica ediyorum.
Ek bilgiler:
GTIN: "Global Trade Item Number" yani dünyaca geçerli birim numarası. Ürünleri tanımlamak için kullanılan bildiğiniz barkod numarası.
GLN: "Global Location Number", dünyaca geçerli bir yer numarası.
GEPIR: "Global Electronic Party Information Registry" barkodun sahibinin sorgulanabildiği bir sistemdir. Buradan ilaç firması kendi GLN koduna ulaşabildiği için biz de GEPIRsorgulaması yapılmasını önerdik.
Karekod: İki boyutlu bir barkod türü. "Datamatrix" kelimesi yerine türkçe bir isim.
İlaç Takip Sistemi: "İlaçları" takip ederek sahte ilacı ve sahteciliğin kaynağını ortaya çıkarmak için çalışacak sistemi ifade eder.
Bir ismi her zaman birileri koyar. Karekod kelimesini ben buldum, İlaç Takip Sistemi'nin ismini Dr.Saim Kerman bey koydu. Çok iddialı olmamakla birlikte her ikisi de işlevsel duruyor. Başka isim teklifi olan var mıydı? İsmini koyduğum iddia edilen şeyler için suçlayıcı ifadeler kullanan arkadaşlara ise, ancak çalışmalarını önerebilirim, onların da isim koyacak birşeyleri olabilir.